Türbanlı, bakımlı ve seksi Yakında Berlin’de bir moda akımı olarak “türbanlı kızlar” moda olursa şaşmamak gerek
MENEKŞE TOPRAK/Berlin
Kadınlar, hangi şartlarda olursa olsun, güzelliklerini, kadınsı yönlerini ortaya koymadan duramıyorlar. Bunun için bazen bir bakış, bir kıyafet, bedenin duruşu kadının dişiliğini ön plana çıkarma, ama yine de özel ve biricik olma isteğini eleverebiliyor.
Almanya’nın başkenti Berlin’in sokaklarında sık sık karşılaştığımız bazı türbanlı kızlar gayet güzel örnekliyorlar bunu. Özellikle Türkiye kökenlilerin yoğunlukla yaşadığı Kreuzberg veya Neukölln semtlerinde öyle türbanlı genç kadınlarla karşılaşabiliyor ki insan, kapanma, tesettürlü olma, İslami kurallara uygun giyinme gibi beyninize yerleşmiş resimlerle epeyce boğuşabiliyorsunuz. Özellikle yazları, üzerlerindeki daracık uzun etekleri, eteklerine uygun dar şık ceket veya bluzları, yüksek topuklu ayakkabıları; açık ayakkabıysa, kırmızı, pembe hatta siyah ojeli ayak tırnakları… Bazen en usta makyözün elinden çıkmış duygusunu veren özenli makyajlarıyla, bazen 50′lerden 70′lerden kalma, takmaymış gibi duran rimelli kirpikleriyle, dolgun görünmesi için dudak konturlarının çizildiği allı morlu boyalı genç kadınlar… Ve başlarının narinliğini, boyunlarının uzunluğunu ortaya çıkaran sımsıkı bağlanmış, boyna dolanan türbanları. Etin ve saçın görünmediği, ama onun dışında dişiliğin alabildiğine sergilendiği, insana ‘dokunma, ama bak’ diyen kapalı ve açık olmanın bir kolajı. Hani insanın, her türlü fetişizmi içinde barındıran Berlin gibi bir kentte, bu kızlar ayak fetişistlerine bayram ettirip, yeni yeni fetişistler yaratıyorlar diyesi geliyor.
Meraklandırıyor bunlar beni. Merakım bu genç kadınların İslam adına kendilerini nasıl tanımladıkları; tenin saklanıp, beden kıvrımlarının kumaş altında anlatmaya çalıştığı dilin ne olduğuyla ilgili. Bazılarıyla sohbet etmeye, ordan burdan sözederek konuyu kendi merakıma getirmeye çalışıyorum. Çoğu, konu kıyafetlerine geldiğinde, konuşmayı kesiyor. Fakat içlerinde rastladığım bazı genç kızlar ne yaptıklarını bildiklerini yüzüme haykırıyorlar, biraz da merakımla dalga geçer gibiler. 12. sınıfa giden Kreuzberg’li Fatma’nın açıklaması çok basit: “Kuran-ı Kerim’de mahrem yerlerinizi kapatın deniyor, onun dışında nasıl kapatacağın bildirilmiyor.” Fatma kendi isteğiyle kapandığını, ama genç bir kız olarak makyaj yapmadan, beğenildiğini görmeden sokakta yürümek istemediğini söylüyor. Ve eklemeden edemiyor: “Eğer günahsa böyle giyinmek, bu benim Allah’la olan bir ilişkim, hesabını ben veririm.”
‘Türbanlı’ daha mı çekici?
15 yaşındaki Oya gözünde kalem, dudağında ruj olmasa sanki daha güzel olabilirmiş duygusunu uyandırıyor bende. Ne de olsa insan hep biraz daha sadeliğin ve masumiyetin peşinde farkında olmadan. Yüzünün simetrik yapısı başındaki türbanla sanki daha da belirginleşiyor, yüzün güzelliği daha da ortaya çıkıyor gibi. Oya kendi isteğiyle kapandığını söylüyor. Okulda nasıl karşılandığını sorduğumda ise, normal, diyor. Tabii bunu geil bulan arkadaşları da var. Okuldaki zorunlu yüzme derslerine katılmıyor. Bu nedenle okul idaresiyle sorunlar yaşamış… Alman okullarında yaygın olan yıllık okul gezilerine çıkıp çıkmadığı sorusunda ise biraz mahsunlaşıyor. Babası istemiyor gitmesini. Hemen hemen hepsi ikinci-üçüncü neslin çocukları. Almanca konuşmayı tercih ediyorlar. Tesettürlü genç bir kadın, kendisini ve kendisi gibi “İslam’a uygun kapanan” kadınları, “makyajlı, seksi” giyinen türbanlılardan ayırıyor. Ona göre onlar inanarak değil de, anne baba baskısıyla kapanıyorlar. Türk çocuklarının yoğunlukla gittiği bir okulda öğretmenlik eden bir arkadaşıma, Türkiye kökenli genç kızlar arasında neden kapanmanın yaygın olduğunu ve özellikle bazılarının kafama takılan kapanma biçimlerini soruyorum. Öğretmen arkadaşım, her ne kadar bazı kızlar ailelerinin baskısıyla kapansalar da, birçoğunun bunu farklı olma, dikkati çekme ve özellikle de çekici görünme güdüsüyle yaptığını söylüyor.
Yakında Berlin’de bir moda akımı olarak “türbanlı kızlar” moda olursa şaşmamak gerek. Berlin’in çok satan gazetelerinden biri ‘Kreuzberger Schick’ başlığıyla bu kızları Kreuzberg şıkları olarak manşetine taşıdı bile. Berlin gibi tabuların bir bir kırıldığı, eşcinsel sokak şenliklerinde, Love Parade gibi binlerce tekno gençliğinin saatlerce süren dans gösterisinde cinselliğin her türlüsünün çıplak bedenlerde vücut bulduğu, televizyon ekranlarında görüle görüle etin cazibesini yitirdiği bir ortamda, Berlinli bazı türbanlı kızların kamu alanındaki arzı endamı, görünmeyen eti daha da çekici kılıyor olabilir. Kimbilir…
MENEKŞE TOPRAK/Berlin: Berlin Radyosu SFB’de serbest gazeteci
Popularity: 13% [?]


slm